30 Temmuz 2009 Perşembe

EDEP VE HAYA

EDEP VE HAYAMilletlerin geleceğe ümitle bakabilmesi, nesillerine güven verebilmesi için; toplumun huzur ve refahını sağlayan kurallara bağlılığını devam ettirmesi ve bu kuralların çiğnenmemesi için de azami gayretin gösterilmesi lazımdır.Milletimizi tarih boyunca ayakta tutan, bugün de bizleri saygın bir toplum haline getirmiş olan ahlâki kuralların başında EDEB ve HAY gelmektedir.Edep: Kişinin davranışlarına dikkat etmesi ve yaşantısında başkalarına zarar vermemesi demektir ki, bunun bir tarifi de kişinin “eline, diline ve beline sahip olması“dır. Eline sahip olan: her türlü haksız kazanç, hırsızlık ve başkalarına zarar vermekten; Diline sahip olan: yalan, gıybet, dedikodu, küfür ve başkalarını aşağılayıcı sözlerden; Beline sahip olan da: zina tehlikesinden kendisini korumuş olur.Hayâ: kişide var olan utanma duygusudur ki, kişinin çirkin davranışlardan, güzel olmayan işlerden kaçınmasının yanı sıra, kınanma korkusuyla bir şeyi yapmaktan veya yapmamaktan sıkılmasıdır.Değerli Kardeşlerim!Tarih boyunca toplumların uyageldikleri iki önemli kural vardır ki; birincisi toplumların meclislerince hazırlanıp uygulamaya konulan kanuni kurallar; ikincisi de dine dayalı ahlaki kurallardır. Kişi de dini ve ahlaki kurallar gelişmemişse; yalnız kaldığında yasaları çiğnemekten çekinmeyeceği gibi, kanunsuz hal ve hareketleri kendisine bir şerefte sayabilir.Meselâ: Trafikte kırmızı ışıkta geçmek, vergi kaçırmak gibi. Dine dayalı ahlâki kurallarda ise; böyle bir durum söz konusu değildir. İman sahibi ahlaklı bir kişi, kendisinde var olan toplumla iç içe yaşama duygusu, dünyadaki iyi ve kötü bütün davranışlarından sorguya çekileceği inancı dolayısıyle; nerede olursa kanuni ve ahlaki kurallara bağlı olarak yaşamayı kendisi için bir şeref kabul eder.Edep ve hayâdan yoksun olan; toplum içinde saygınlığını yitirir. İman sahibi olan edepli ve hayâlıdır. Davranışlarına dikkat eder.hiç kimseyi de incitmek istemez. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ”İman altmış küsur şubedir. Hayâ da imandan bir şubedir.” diyerek Hayâ’nın imanın bir parçası olduğunu. ”Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir.” buyurarak ta; edep ve hayâ’nın mü’minin en belirgin vasıflarından olduğunu belirtmiştir.Her hafta Cuma hutbemizin sonunda okunan.âyetinde Rabbimiz (c.c) “Şüphesiz , adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder. Hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.” buyurmuş, Mü’minlerin öğüt dinleyen, daima iyilik yapan, kötü huy ve davranışlardan kaçınan kişiler olduğunu bildirmiştir. Hep beraber Kur’an’a ve Kur’an ahlakıyla ahlaklanmış Peygamberimiz (s.a.v) in sünnetine sarılalım. Resulullah’ı kendimize rehber edinelim.yavrularımızı da öyle yetiştirelim ki, hem dünyamız hem de âhiretimiz mamur ve müreffeh olsun. ’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. SELAM VE DUA İLEOrtala

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 
online